Anne memesini veya biberonu emen sağlıklı ve normal bir bebek kolaylıkla sakinleşir ve doyar doymaz hemen uykuya dalar. Böyle bir doyumu yaşamadığı durumlarda, gevşeyebilmek için başka yollar arar, örneğin anne sevgisinden ve sıcaklığından yoksun olan bebek parmaklarını emerek rahatlamaya çalışır. Benzeri şekilde bazı bebeklerin ve çocukların da genital bölgelerini uyararak bir çeşit doyum sağladıkları rahatladıkları ve böylece uykuya daldıkları bilinmektedir. çocukların genital bölgelerini uyarmaları ve bu sırada terleme, kızarma, sık nefes alma gibi belirtilerin gözlendigi bu durum çocukluk mastürbasyonu olarak tanımlanır. Buna göre, parmak emme ve mastürbasyonun birçok açıdan benzerlikler gösterdiği söylenebilir.
Anne memesi ile ilgili herhangi bir yoksunluk yaşamadığı durumlarda bile bebek: lerin genital! organlarıyla ilgilenmesi oldukça erken dönemlerde başlar. İlk dört ay içinde genital organlarının temizlenmesi ve altlarının bağlanması ile ilgili duyumları fark eden bebekler hazır bir şekilde temizlenmeyi beklerler ve bundan hoşlandıklarını belli ederler, sonraları haz arayışı daha ön plana çıkabilir. Genital oyundan istemli mastürbasyona geçiş yavaş, aralıklarla ilerleyen ve ikinci yıla kadar yayılabilen bir süreçtir. Bu davranış ikinci yılın sonuna doğru giderek çevreden kopuk, kendine yönelik bir niteliğe bürünebilir. Genital mastürbasyonunun dört beş yaşlarında tam anlamıyla şekillendiği söylenebilir.
Bazı yazarlara göre genital bölgeye ilginin erken başlaması aslında duygusal sağlıklı olma ve olumlu bir bakıcı çocuk ilişkisi ile bağlantılı görülmektedir. Ailesinin yanında yaşayan çocuklarda genital oyunlara sık rastlanırken, ileri derecede yoksunluk yaşayan kurumlardaki çocuklarda bu oyunlardan çok, aşın mastürbasyon şeklinde bir davranış gözlemlenmektedir. Bu noktada, genital bölgeye gösterilen ilgi ile kompulsif bir biçimde yapılan "aşın mastürbasyon" arasındaki ayırımı vurgulamak gerekir. Aşın mastürbasyonu genital ilgiden ayıran en belirgin özellikler, mastürbasyonun bedeni keşfetme hedefini aşan, uyarılma ve gevşeme eğilimlerini daha çok içeren ve erişkinlerdeki orgazma benzer süreçlerin eşlik ettiği bir davranış olmasıdır. Dolayısıyla genital ilgi, sağlıklı cinsel gelişimin bir parçası olarak görülebilir, oysa aşın mastürbasyon çeşitli etkenlerin daha ayrıntılı araştırılması gereken bir sorundur. Aşın mastürbasyon yalnızca ileri derecede yoksunluk yaşayan çocuklarda görülmez. Daha önce doyurucu ilişkileri olan bir aile içinde yaşayan bebeklerde de soruna sık rastlanabilir. Böyle yeterli ana-baba-çocuk ilişkisi yaşayan çocuklarda yeni bir kardeşin doğuşu, ana babadan birinin evden uzaklaşması gibi nedenlerle ilişkinin doyuruculuğu azaldığında, aşın mastürbasyon ortaya çıkabilir. Ancak aşın mastürbasyon bazen travmatik yaşantıları izleyen dönemlerde başlayabilir. Örneğin okul öncesi yaşlarda cinsel tacize uğrayan çocukların aşırı mastürbasyon yaptığı saptanmıştır.
Bazı çocuklarda mastürbasyonu başlatan etken yalnızca genital bölgeye ilişkin yerel bir irritasyondur. Dar pantolonlar, balanit, vulvovajinit, diaper dermatit, fimozis, idrar yollan enfeksiyonları ya da parazitler hastalıklar, kaşıntıya yol açarak, uyarımı başlatabilirler. Bu yeni duyuma keşfeden çocuk daha sonra 'yerel uyaran ortadan kalksa bile kendisini uyarmayı sürdürebilir.
KLİNİK ÖZELLİKLER
Çocukluk mastürbasyonunun en sık rastlanan şekli el ile genital bölgenin uyarılmasıdır. Bebekler bazen bacaklarını kasarak bazen de bir yastığa ya da başka bir nesneye dayanarak genital bölgelerini uyarırlar. Daha büyük çocuklarda ritmik beden hareketleri görülebilir. Mastürbasyon sırasında çocuğun yüzü kızarır ve nefesi sıklaşır. Bir süre sonra bedeni tamamen gevşeyen, terleyen ve uykuya dalan çocuk için erişkinlerdeki orgazma benzer bir süreçten söz edilebilir. Ana babalrın bu yakınmayı aktarırken seçtikleri sözcükler, sorunun cinsel boyutunu fark ettiklerini düşündürmektedir. Bu davranışın erişkinlerdeki mastürbasyona benzediğini söyleyenler olduğu gibi, konuyu yalnızca çocuklarının gelecekteki cinsel yaşamlarıyla ilgili endişeleri boyutunda dile getiren ana babalara da rastlanmaktadır. Ana babaların yoğun kaygılan ve uygun olmayan tepkileri bazen bütün aile için gereksiz bir bunaltı kaynağı olabilir. Kız çocukları mastürbasyon yapma nedeniyle erkek çocuklara göre daha sık hastaneye götürülmektedir. Mastürbasyon yaptıkları için bölümümüze getirilen çocukların yaklaşık % 80'i kız % 20 si erkektir.
Bizim araştırmalarımızda yerel bir irritasyon sonucu kaşıntıya yol açan ve sonuçta genital ilgiyi artıran hastalıklar nedensel etmenlerin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ancak dokunsal ve duygusal yoksunluğun mastürbasyonu başlatmasına daha sık rastlanmıştır. Bizim incelediğimiz çocukların çolunda mastürbasyon davranışının anne memesini ya da emziği bıraktıktan sonra, kardeş doğumunu izleyen günlerde ya da anneden ayrılıp bir bakıcıya bırakıldığı dönemde başladığı anlaşılmıştır. Memeden kesilme, anneden ayrılıp bir bakıcıya gönderilme ve kardeş doğumu sonrası daha az ilgi görme arasındaki ortak nokta, bebeğin bir tür engellenme yaşamasıdır. Bu yoksunluğu kendini uyararak gidermeye çalışması, bebeğin uyarılmaya duyduğu gereksinimi göstermektedir. Bu görüşü destekleyen bir başka bulgu; bizim araştırmalarımızdaki çocukların çoğunun kendileriyle ilgilenilmediğinde mastürbasyon yapmaları ve birisi tarafından oyalandıklarında bu davranışın gözlenmemesidir. Mastürbasyonun sıklığı ve hangi koşullarda yapıldığı, hem nedensel etmenler konusunda hem de aileyle yapılacak işbirliğinin şekillenmesinde önemli bir yer tutmaktadır. Bulgularımız, çocukların yarısından fazlasının 'aşırı mastürbasyon' nedeniyle bölümümüze getirildiklerini düşündürmüştür. Mastürbasyonun bu çocuklar için bir uyaran niteliğinde olduğu ya da gerginliği gidermek amacı ile yapıldıgı söylenebilir. Çünkü bu çocukların daha çok yalnızken, kendileriyle ilgileniImediğinde ya da sıkıntılı oldukları zaman mastürbasyon yaptıkları anlaşılmıştır. Bu çocukların ve ailelerinin ruhsal açıdan ayrıntılı olarak incelenmesi ve uyaran eksikliği üzerinde daha çok durulması gerekebilir. Bazı çocukların gündüz mastürbasyon yapmadıkları ama hemen hemen her gece ancak bu şekilde uykuya dalabildikleri aktarılmıştır. Bu çocuklarda sorun uykuya dalma süreci ile sınırlıdır. Çok seyrek yapılan mastürbasyon: ise, orgazm benzeri bir süreç ile sonuçlansa da sorunu normal genital ilgi gibi değerlendirmek daha uygun olacaktır. Bu durumda aileyi bilgilendirmek ve endişelerini gidermek yeterli olabilir. Ana babaların mastürbasyona tepkilerinin, kültürler arası farklılıklar gösterdiği saptanmıştır. Bizim araştırmalarımıza göre en sık rastlanan tepkiler, azarlama, dövme, korkutma ve ayıplama şeklindedir. ABD'de yapılan bir araştırmada, çocukların cezalandırma oranı bizim çalışmalarımızdakilerin yaklaşık onda biridir. Ayıplama ve korkutma tutumuna ise hiç rastlanılmamıştır. Bu ana babaların genellikle, çocuklanandaki mastürbasyonu görmezden geldikleri anlaşılmıştır.
Bu bulgular, cinsellikle ilgili konuların ülkemizde daha seri ele alındığını göstermektedir. Tedavi sürecinde yalnızca ana babaya bilgi verilmesi ve endişelerinin azaltılmasıyla bile mastürbasyona ilişkin tepkilerin değişmesi, konunun cinsel eğitim yetersizliği ile olan bağlantısına dikkat çekmiştir.
TANIYA İLİŞKİN SORULAR VE AYIRICI TANI
Mastürbasyonun tanısına ilişkin iki ayrı boyuttan söz edilebilir. Birinci boyut masturbasyonun çocuklarda da görülebilen bir davranış oldugunu bilmemekle ilgilidir. Bu nedenle uzun süre aynntılı radyolojik yöntemlerle incelenen, çeşitli antiepilektik ilaçlar almasına karşın "nöbetleri" azalmayan çocuklara rastlanmaktadır. Bizim araştırmalarımızda hekimlerin özellikle kız çocuklarındaki mastürbasyonu tanımakta daha fazla güçlük çektikleri anlaşılmıştır. İkinci boyut mastürbasyonunun ayırıcı tanısı ve etiyolojide rol oynayan medikal etkenlerle ilgilidir. Ayrıntılı bir öykü genellikle mastürbasyonu diğer medikal sorunlardan ayırmak için yeterli olabilir. Ancak mastürbasyon yaptığına karar verilen bir çocuk için bile yerel irritasyonu başlatabilecek sorunların araştırılması önemlidir. Karın ağrısına yol açabilecek hastalıklar ve epilepsi, diğer dışlanması gereken durumlar arasındadır. Literatürde birkaç hastada mastürbasyonu taklit eden epileptik nöbetler bildirilmesine karşın bölümümüzde yapılan bir çalışmada bu çocukların rutin EEG'lerinde belirgin paroksismal aktiviteye rastlanmamıştır.
TEDAVİ
Ana babalara çocukluk mastürbasyonu konusunda bilgi vermek ve onları yatıştırmak tedavinin en önemli basamağıdır. Çocuk mastürbasyona başladıktan sonra ilgisini başka bir yöne çekmeye çalışmak bazen işe yarayabilir. Ancak genellikle en uygun strateji, mastürbasyonun ortaya çıkabilecegi durumlarda, bu davranış ortaya çıkmadan önce çocuğa bu davranışın yerine geçebilecek yeni bir seçenek sunmaktır. Bu yaklaşım doğaldır ki her çocuk için farklı olacaktır. Uykuya dalmakta güçlük çeken biri için bu süreci saçını okşama ya da masal anlatma yoluyla daha keyifli hale getirmek uygun bir seçenek olabilir. Uyaransızlık nedeniyle bütün gün yalnız başına mastürbasyon yapan bir çocuk söz konusu olduğunda, çocuk için önemli kişilerle, özellikle ana babası ile daha fazla birlikte olabilmesi ya da bir anaokuluna başlayabilmesi önerilebilir. Sonuç olarak çocukluk mastürbasyonu genellikle tanınması çok da zor olmayan ve iyi gidişli bir sorun olarak değerlendirilebilir. Yukarıdaki ilkeler göz önünde bulundurulduğunda ilgili hekim tarafından rahatlıkla ele alınabileceği söylenebilir.
KAYNAKLAR
GagnonjH (1985). Attiıudes and responses of parenıs to pre-ado!escenıs masıurbation. Arch sex Behav 5: 451-466. ıaeeman J (1975). Gemıal self.stimulation in infanı and ıaddler giris, Mamıs IM and Francis] (ed), Masıurbation from
Infaney to Senescence kiıabında New York: Inıernational Universiıics Press, 77-106.
Sarıin CN (1975) : Masıurbation cu!ıure, and psychosexual developmenı: Marcus IM and Francis] (ed.), Masıurbation from Infaney lo Senescence kiıabında New York: Inıernational Universiıies Press, 349-380. Sauzier M (1984). Sexual abuse of children.,{d adolesccnıs. Audio Dig Psychiauy 13: 17. ınal F, Sonuvar B. (1994) Çocukluk masıurbasyonu. Kontrollü bir On ça\ışma. Çocuk ve Genç\ilc Ruh Satlı&ı Deıgisi 2:87-95.
ınal F, Sonuvar B (1995). Çocukluk masıurbasyonunda nedense! etkenler ve klinile degışkenler : 5. Ulusal Çocuk ve Eıgen Psikiyatri Kongresi'nde sunulan serbest bildiri
ınal E (1995) Çocukluk Masıurbasyonu. Sürekli Tıp Egitimi Deıglsi 4 : 344-346.