ANA SAYFA FOTOS İLETİŞİM

BAĞIMLILIK SORUNLARI

Bağımlılık Yapan maddeler olarak kabul edilen sigara, alkol ve uyuşturucu maddeler günümüzde gerek birey gerekse toplum sağlığı yönünden önemli bir tehlike olarak görülmektedir. Bu maddelerin tehdit olarak kabul edilmelerinin nedeni gerek kullanan kişiye gerekse onun yakınlarına verdikleri telafisi güç zararlardır.

Bağımlılık yapan maddeler dendiği zaman genel olarak uyuşturucu maddeler akla gelmekle birlikte bunun böyle olmadığı özellikle sigara ve kahvenin de uyarıcı maddeler olmasına karşın bağımlılık yapma özelliklerinin fazla olduğuna inanılmaktadır. Son yıllarda kullanımını engelleyen kampanyalar nedeni ile içen insan sayısında azalma gözlenmesine karşın sigara, insanlarda önemli oranda bağımlılık yapan bir madde olarak kabul edilmektedir. Yasal olarak satılan bir madde olması ve gençlerin kimlik arayışları onları sigara alışkanlığına yöneltmekte ve sigaraya bir kez başladıktan sonra bırakmaları çok zor olmaktadır. Kahve tüketimi ülkemizde çok fazla boyutlarda olmamakla birlikte gelişmiş ülkelerde aşırı tüketilmesi sonucunda kahvenin içinde bulunan kafeinin bağımlısı olan insanların sayısında artış gözlenmektedir. Alkol ve diğer uyuşturucu maddelerin ise alışkanlık yaptıklarının bilinmesi özellikle esrar ve eroinin yasalarla da kullanımının yasaklanması nedeniyle kullanımı büyük oranda sınırlanmakta cezai yaptırımlar çoğu zaman caydırıcı olmaktadır. Cezai yaptırımlar bağımlılık yapan maddelerin kullanımını kısıtlamasına karşın insanların bu maddelerin verdikleri zararlar konusunda aydınlatılmaları ve onların kendi sağlıkları için daha dikkatli olmaları konusunda uyarılmaları bu maddelerin kullanımını ortadan kaldırmasa bile önemli oranda azaltacaktır.
Ülkemizde en sık karşımıza çıkan bağımlılık sorunları; alkol, sigara, esrar, eroin ve uçucu madde bağımlılıklarıdır.

ALKOL
- Alkol alışkanlığı, genç yaşlarda başlayan ve yıllar geçtikçe kurtulması güç bir alışkanlık olarak karşımıza çıkmaktadır.
- 20'li yaşlarda alkol içmeye başlayan gençlerin sosyal yaşantıda kayıpları erken ortaya çıkmakta, dersleri bozulmakta, aileleri ile sorunlar yaşamakta, 30'lu yaşlara geldiklerinde sağlıkları bozulmaya başlamakta, özellikle mide, pankreas, karaciğer ve bağırsaklarda bozukluklar ortaya çıkmakta, aileler ile birlikte sağlıklarını da yitiren kişiler, yalnızlığa itilmekte ve kendilerini büyük bir açmazın içinde bulmakta, bu durumda ise kurtuluşu gene alkolde bulmakta, sonuçta büyük bir girdabın içinde kaybolmaktadırlar.
- Alkol içen babaların çocuklarında, alkol içme davranışı, içmeyen babaların çocuklarından daha fazladır.
- Alkol içen kadın sayısı ülkemizde az olmasına karşın, bu kadınların çocuklarında büyüme geriliği ve sakat doğum oranı karşımıza çok daha fazla çıkmaktadır.
- Trafik kazalarına neden olan sürücülerin çoğunluğunun alkollü olduğu saptanmıştır.
- Alkol aldıkları zaman çabuk sarhoş olmayan gençlerin, alkolik olma oranı, çabuk sarhoş olanlara göre daha fazladır.
- Alkol cinsel hayatı da etkilemekte ve genç yaşlarda iktidarsızlığa neden olabilmektedir.
- Ortalama olarak 10 yıl alkol içen kişilerde depresyon oranı, içmeyenlere oranla yüksek bulunmuş, bu kişiler yaşamdan zevk almadıklarını, çalışmakta güçlük çektiklerini, kendilerini yalnız hissettiklerini, gelecek kaygısı içinde bulunduklarını ve kendilerine güvenlerini yitirdiklerini ifade etmektedirler.
- Ufak tartışmalar, alkollü ortamda cinayetlerle sonuçlanabilmektedir. (intiharlar, alkollü iken daha çok ortaya çıkabilmektedir.

ESRAR
- Genellikle sigara gibi içilen bir maddedir. Beyni etkileyerek farklı bir yaşantı ortaya çıkarır. Zaman ve yer kavramı değişir. Hafıza bozuklukları, algılama bozuklukları, huzursuzluk ve korkular ortaya çıkar. Bir süre sonra bu durumun gerçek yaşamdan mı, esrardan mı kaynaklandığını ayırt edemez duruma gelebilirler. O zaman, esrarın beyindeki harabiyetine bağlı akıl hastalıkları ortaya çıkar.
- Esrarın aşırı dozlarda alındığı durumlarda gözlerde sulanma, tansiyon yüksekliği, denge bozuklukları ve bilinç bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Bilinç bozuklukları sonucunda kişi, korkunç yaratıklar ya da vücudunda gezinen böcekler hissedebilmekte, bu durumda korkuya kapılabilmektedir. Öyle ki; karşısındaki kişileri korkunç yaratıklar olarak gördüğü için, onları öldürüyorum diye, kendi sevdiklerini öldürebilmektedir.
- Esrarın bağımlısı bir kişi, esrar almadığı durumlarda huzursuzluk, uykusuzluk, bulantı, kusma, ışığa hassasiyet, terleme, ellerde titreme ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler ortaya çıktığında, rahatsız olmaktan korkan kişi tekrar esrar alma isteği duymakta, bu da bağımlılığın devam etmesine neden olmaktadır. Ancak tıbbi bir tedavi ile bu durum kolaylıkla ortadan kalkabilmektedir.

EROİN
- Çok güçlü olarak ruhsal ve bedensel bağımlılık yapan bir maddedir.
- Bir defa kullanılması bile bağımlılık ortaya çıkabilir.
- Burunla koklamak suretiyle yada damar yoluyla kullanılabilmektedir. Burunla kullanıldığı durumlarda burun kemiğinde erime yapabilmekte, damardan alındığı durumlarda ise kan yoluyla bulaşan AIDS, sarılık gibi hastalıklara yakalanabilmekte ya da damar iltihabı ortaya çıkabilmektedir. Bu tür bağımlılığı olan kişilerde genel fiziksel çökkünlük, ağır zayıflama, cinsel güçsüzlük, kadınlarda adet düzensizlikleri mevcuttur.
- Gerek vücudun zayıf düşmesi gerekse ortaya çıkan hastalıklar, kimi zamanda aşırı dozda alınan eroin bu kişilerin erken yaşta ölümüne neden olabilmektedir.
- Diğer alışkanlık yapan maddelerden çok daha fazla bağımlılık yapıcı etkiye sahip olan eroini kullanan gençler, çok yüksek fiyatlarla ve yasa dışı yollarla satılan bu maddeyi temin edebilmek için kimi zaman hırsızlık yapmakta, kimi zaman da bedenlerini satmak zorunda kalmaktadırlar. Bu durum kendilerine olan saygılarını yitirmelerine ve çaresizlik hissetmelerine yol açmaktadır.
- Satışı ve kullanımı yasak olan eroini kullanan kişilerin yasalarla başları derde girebilmekte ve ömürlerinin bir kısmını hapiste geçirebilmektedirler.

UÇUCU MADDE BAĞIMLILIĞI
- Uçucu madde olarak kabul edilen uhu, tiner, çakmak gazı gibi maddelerin sürekli olarak koklanması sonucunda uçucu madde bağımlılığı karşımıza çıkmaktadır.
- Uçucu maddeler koklandığı zaman baş dönmesi,baş ağrısı, yönelim bozukluğu, denge bozukluğu ortaya çıkmaktadır.
- Uçucu maddeler daha çok sokakta yaşayan çocuklarda gözlenen bir bağımlılıktır.
- Uzun süreli kullanımda beyinde harabiyet, işitme ve görme kayıpları, kalp ve kan hastalıkları ortaya çıkmakta, bunun dışında akciğerlerin sürekli olarak irritasyonu sonucunda solunum yolu hastalıkları gözlenebilmektedir.
- Uçucu maddelerin aşırı koklandığı durumlarda solunum ve kalp durması ile ölüm ortaya çıkabilmekte, ölüme kadar varmayan zehirlenme durumlarında ise görme bozukluğu, bulantı, kusma, huzursuzluk, denge kaybı ve bilinç bulanıklığı gözlenebilmektedir. Bu sarhoşluk benzeri durumda, sokakta gezen çocuklar arabaların çarpması sonucu yaşamlarını kaybedebilmektedirler.

SİGARA
- Sigara bağımlılık yapan maddeler içinde en fazla ölüme neden olanıdır. Sigaranın dumanında çoğu zararlı 5.000'e yakın zehirli madde vardır ki bunların bir kısmı kanser yapıcı özellik taşımaktadır.
- Sigara, vücudumuzdaki bütün organları olumsuz olarak etkiler. Bronşit, astım, mide ülseri, kalp damar hastalıkları, dudak, testis, gırtlak kanserlerine neden olur. Sigara içenlerde, içmeyenlere göre 10,4 kat daha fazla akciğer kanseri görülür.
- Eşleri sigara içen kadınlarda, eşleri sigara içmeyen kadınlara göre akciğer kanseri olma, anne ve baba sigara içiyor ise çocukların solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski artmıştır. Bu durum sigaranın sadece içen kişiye değil, aynı ortamı paylaşan kişiye de zarar verdiğini göstermektedir. Sigarayı bırakan kişilerde ortaya çıkan huzursuzluk, konsantrasyon güçlüğü, aşırı sinirlilik, uykusuzluk, iştah artışı gibi yoksunluk belirtileri sigaranın bağımlılık yaptığının bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.

Bağımlılık yapan maddeler için en büyük risk grubu gençlerdir. Yaşantı konusunda deneyimsiz olan ve sağlıklarına gelebilecek zararları fark etmeyen gençler biraz merak biraz özenti ile bu maddeleri deneyebilmekte ve sonuçta bu maddelerin bağımlısı haline gelmektedirler. Bağımlılıktan kurtulmanın en iyi yolunun hiç başlamamak olduğunun bilinmesi ve bu maddelerin kullanımının engellenmesi onları ileriki yıllarda ortaya çıkacak bağımlılıklardan koruyacaktır. Gençlik çağında bu maddelerin bağımlısı olan insanlar için yapılacak en iyi davranış ise biran önce tıbbi bir yardım ile bu bağımlılıktan kurtulmalarının sağlanması ve sağlıklarını daha fazla yitirmelerine engel olunmasıdır. Sağlığı düzene kavuşan ve eski yaşantısına dönen kişilerin tekrar bu maddelere dönmesinin engellenmesi ise tedaviden sonraki ilk hedef olarak kabul edilmektedir. Sonuç olarak bağımlılık yapan maddeler herkes için her zaman riskli olarak kabul edilmeli, özellikle çocukların ve gençlerin bu maddelerin zararlı etkileri yönünden aydınlatılmaları ve uzak durmaları yönünde çaba harcanmalıdır.

Bağımlılık yapan maddelerin ortak özelliği "Başlanmasının Kolay, Bırakılmasının Zor" olmasıdır.





Arama & Bulma

DUYURULAR

Anadolu Psikolojik Danışmanlık | designed and implemented by Bilcom