Ayrılan ana babaların yeniden evliliğine ve üvey anne-üvey baba kavramlarına çocukların tepkisi özellikle hikâye-roman alanında çok işlenmiş bir konudur. Sosyal bilimler alanında ise bu konuda ancak 1979'dan itibaren bazı bilimsel araştırmaların yapıldığı görülüyor.
Araştırmaları gözden geçiren Wolkind ve Rutter (1985), ayrılan eşlerden birinin yeniden evlenmesi halinde öteki eşte kızgınlık, panik, kaybetme duyguları, hatta depresyon gibi tepkilerin yaygın bulunduğunu bildirdiler. Eve yeni gelen eşlerde çoğu kere eski eşle düşmanca bir rekabet, yarışma ilişkisi ortaya çıkıyordu. Nedenler ne olursa olsun, çocuğun beraber yaşamadığı ana ya da babanın yeniden evlenmesi, çocuklarla ilişkisini azaltıyordu (Wolkind ve Rutter 1985).
Çocuğun yanında kaldığı ana ya da babanın yeniden evliliği ise çocuklarda büyük bir uyum gereksinimini gerektiriyordu. Araştırma bulgularına göre, üvey babanın eski evliliğindeki çocuklarını da beraberinde getirmesi, belirgin şekilde daha büyük sorunlara ve evlilik yaşamının daha az doyurucu hale dönmesine yol açıyordu (Wolkind ve Rutter 1985).
Yapılan bazı araştırmalara göre eğer üvey babalar destekleyici iseler ve aile yaşamı içine girebilirlerse, erkek çocukta boşanmanın ardından ortaya çıkan kırgınlık duygulan giderek silinmektedir; çünkü annenin güçlüklerini büyük ölçüde üvey babanın varlığı ortadan kaldırmıştır. Diğer bazı araştırmalara göre, yeniden evlilik evdeki bazı problemleri kötüleştirmiştir, hatta başka araştırma bulgulan da çocuklardaki sorunları arttırdığını gösterir. Ancak kesin bir sonuca ulaşabilmek için, bu alanda daha pek çok araştırmaya gerek vardır (Bames 1995).